Thales Kimdir ? – Hayatı Hakkında Bilgi

THALES’İN HAYATI

Eski Yunan filozofu (Miletos yaklaşık İ.Ö 625-545). Felsefe tari­hinde İonia Okulu’nun ilk filozofudur. İ.Ö 585’te Güney tutulmasını önceden hesapladığı gibi bilim karın doyurma; düşüncesini ileri sürenlere karşı iklim: ve hava koşullarını da gözlemleyerek o yıl zeytin ürününün çok iyi olacağın saptamıştı. Bütün zeytinyağı preslerin satın alarak bu işten çok büyük kazanç sağladı.

Thales’in en büyük başarısı Batı felsefesini başlatması sayılır. An­tik Çağ’da Ege kıyılarındaki düşünce yaşamı mitostan felsefeye geçerek ol­gunluğa geldiği sırada, Thales yeniden sorar: Arkhe nedir? Arkhe yani ana madde, bütün evrenin, ne varsa her şe­yin kendisinden kurulduğu, oluştuğu temel madde nedir? Thales’in soruya getirdiği en büyük yenilik sorunun ya­nıtlanma alanını değiştirmesidir. Tha­les sorunu nedensellik bağlanıma, yani olgu alanına çekmiş ve orada yanıtla­maya çalışmıştır.

Evreni anlamak isti­yorsak, bakışlarımızı Olympos’a yani Tanrılar katma değil, tek tek olaylara, oluşuma çevirmek zorundayız. Böyle­ce Thales her türlü evren açıklamasın­da nesnel olunması zorunluluğunu gösterir. Thales bu yolda pek çok açık öğrenimi gördü. 1256’da doktor unva­nının aldı. 1259’a kadar Paris Üniver­sitesinde ilahiyat okuttu. 1260-1269 arasında İtalya’da bulundu. Aristoteles öğretisi üzerindeki çalışmalarıyla ilgi çekince, 1269’da yeniden Paris Üni­versitesinde göreve çağrıldı. 1274’te Papa X. Gregorius tarafından görev­lendirildiği Lyon Din Kurultayı’na gi­derken yolda öldü. 1323’te papanın buyruğu üzerine “azizler” arasına alın­dı.

Thomas’ın felsefesinin odağını akıl ile iman arasındaki bağlantı oluşturur. Ona göre, imanın ve aklın ayrı yerleri ve işlevleri vardır: “bilinen” şey, “ina­nılan” şey değildir; ancak bilim, kutsal öğretiye, Tanrı, insan ve dünya ile ilgi­li bazı temel öğeler yöntemi verir. Akıl önemli sorunlarını çözecek durumda değildir. Özellikle yaratılış sorunu bir­takım güçlükleri içerdiği gibi aklın sı­nırlarını da aşar, daha yüksek bir aşa­mada bulunan bir kavrama yetisini ge­rektirir. Bu üstün yeti de imandır. İman dolu bir kimsede aklın etkisinden doğan kuşku bulunmaz, çünkü böylesi kimseler üstün yetilidir,ermiştir (aziz), tanrısal gizler, onlara ve meleklere kavranabilir birer gerçek niteliğinde görünür.

Aristoteles metafiziğiyle ilgili birçok kitap yazan Aquinolu Thomas’ın özel­likle Summa Theologiae adlı eseri, ki­lisenin inanç sistemi öğretisinin temeli oldu. Ortaçağda ilahiyatın temel so­runlarından biri olan tümeller tartışma­sında Aristoteles’ten yararlanarak ılım­lı bir gerçekçilikten yana oldu. Tümel kavramların skolastiğin ilk döneminde olduğu gibi nesneden önce değil, nes­nenin içinde olduğu ve nesneyi belirli bir amacı doğru geliştirdiğini söyledi. Onun Aristoteles’e dayanarak ortaya attığı bu tümeller tartışmasını kesen görüşe konseptüalizm denir. Thomas, Hıristiyanlıktaki teslisi de (üçlü birlik) Aristoteles felsefesi ile açıkladı. Kili­se, onun görüşlerini kendi resmi görü­şü yaptı. Aquinolu Thomas, Katolik metafiziğinin gelişmesinin en yüksek noktası sayılan sistemi sayesinde, dur­madan çarpışmaktan olan Hellen ve Helenistik dönem felsefesi ile Hıristi­yan dinini en çok birbrine yaklaştıran düşünür oldu.

 

Başlıca eserleri:

  • Quaestiones disputatae (Tartışılan Araştırmalar) 1256- 1273,
  • Summa contra gentiles (İnançsılzara Karşı Toplu Eser) 1261-1264
  • Summa theologiae (Tanrıbilim için toplu eser) 1265-1273

 

kaynak:Alfabetik Okul Ansiklopedisi -GÖRSEL YAYINLAR 1998