Giordano Bruno Hayatı Ve Felsefesi Hakkında Bilgi

Giordano Bruno
Giordano Bruno

GİORDANO BRUNO HAYATI VE FELSEFESİ

İtalyan filozof (No- la, Napoli krallığı, 1548-Roma 1600). Soy­lu bir ailenin çocuğuydu; edebiyat ve fel­sefe çevreleriyle erkenden ilişki kurdu. On yedi yaşında, dominikenlerin Napoli’deki manastırlarından birine girdi ve orada tho- masçılığı, eski ve yeni filozofları inceledi. Herakleitos’u ve’Demokritos’u okudu ve çok etkilendi. Roma’da din sapkınlığıyla suçlanınca (1576), Cenevre’ye kaçtı, ama orada da calvincilerle çatıştı; Toulouse’a ve Paris’e gitti; Sorbonne Üniversitesi’nde bir kürsü elde etti (1582). Avrupa’da do­laştı, daha sonra soylu bir kişi olan Mocenigo tarafından Venedik’e çağırıldı; ora­da, Galilei ile görüştü. Ama Mocenigo, Bruno ile çatıştı ve onu papalığa teslim et­ti. işkence gördüğü halde, sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmeyen Bruno ölüme mahkûm edildi ve Roma’da Campo dei Fiori meydanında di­ri diri yakıldı.

Giordano Bruno’nun düşüncesi, genel olarak, Platonculuk ile Aristotelesçiliğin, Kopernik’in tezlerinin geliştirilmesine (ça­ğına göre çok ileri bir geliştirmedir bu) da­yanan bir eleştirisidir. Kopernik’te çağ dı­şı sayılabilecek ne varsa hepsini bir yana atan Bruno, onun buluşunun bütün man­tıksal sonuçlarını ortaya koydu ve bu so­nuçları hümanist felsefenin olumlu yanla­rıyla zenginleştirdi. Nitekim Yeryüzü’nün, evrenin merkezinde bulunmadığını ve Aristoteles evrenbiliminde Yeryüzü’nü sar­dığı ileri sürülen kürelerin bir hayal oldu­ğunu söyledi. Ona göre, güneş sistemi­nin ötesinde başka yıldızlar ve başka ge­zegen sistemleri uzanıyor ve bunlar son­suz bir evren oluşturuyordu, iki sonsuz gerçeklik (evren ve Tanrı) mantıksal ola­rak bir arada bulunamayacağına göre Bruno, Tanrı’nın ve evrenin birbirinden farklı iki töz olmadığı, ama aynı gerçekli­ğin iki sonsuz görünümü olduğu sonucu­na varıyordu.

Böylece, Giordano Bruno’nun felsefesi bir tümtanrıcılık olarak ortaya çıkıyor ve kendisine yöneltilen din sapkınlığı suçla­ması buradan kaynaklanıyordu. Ama Bru­no bu yolda daha da ileri gitti: bu sonsuz gerçekliğin iki “,ilke”den oluştuğunu söy­ledi: bütün şeyleri yöneten, harekete ge­tiren, canlandıran biçimsel (formel) ilke ya da evren ruhu ve bu şeylere varoluş ka­zandıran maddesel ilke. Gerçekliğin teme­li de, bu iki ilke arasında herhangi bir kademeleşme olmaksızın, atomlardan, ya­ni ruh ve madde birimlerinden kurulmuş­tu. Bruno’nun maddecilikle niçin suçlan­dığını, buradan anlayabiliriz.

Başlıca yapıt­ları:

  • Candelaio” (Şamdancı), 1582;
  • La cena de le ceneri, 1584;
  • Della causa” principio et uno (Neden, ilke ve birlik üze­rine), 1584;
  • Spaccio de la bestia trionfarı- te, (1584);
  • De l’infinito urıiverso et mundi (Sonsuz evren ve dünyalar üzerine), 1585;
  • De gl’heroici furori (Yiğitçe öfkeler üzeri­ne), 1585. “

kaynak:Büyük Larousse Ansiklopedisi-Milliyet Yayınları