campanella hayatı ve eserleri hakkında bilgi

CAMPANELLA (Tommaso)

italyan fi­lozof (Stilo, Calabria, 1568 – Paris 1639). On beş yaşında dominikenler’in yanına girdi. Telesio’nun yapıtlarını okuyup onun “duyucu” görüşlerinin etkisinde kaldı ve manastırı terk ederek Napoli’ye gitti. 1591 ‘de, Philisophia sensibus demonstrata’yı (Duyularla tanıtlanan felsefe) ya­yımladı. Kitap mahkûm edildi ve Campa­nella önce Floransa’ya, sonra da Padova’ya kaçmak zorunda kaldı; orada üni­versiteye girdi. Üniversitede, hıristiyanlıkta reform yapılması ve bütün halkların tek bir sivil ve dinsel düzen içinde birleştirilmesi gerektiğini savundu. Bir museviyle tartış­tığı halde onu ikna edememek ve Kiliseye haber vermemekle suçlanarak Roma’ ya geri gönderildi (1594); Kilise tarafından hapse atıldı. Yargılanması sırasında gö­rüşlerinden vazgeçtiğini söylemesi üzeri­ne dil sürçmesi yaptığı kabul edildi ve Calabria’daki manastırına geri gönderildi. Orada, İspanyol rejimine karşı (o sırada İtalya, ispanya’nın egemenliği altındaydı) bir köylü ayaklanması hazırladı; tutuklandı (Kasım 1599) ve ölüme mahkûm edildi. Ama işkence görürken (Şubat 1600) deli taklidi yaptı; cezası ömür boyu hapse çevrildi. Hapiste geçen zamanını değerlen­direrek De Monarchia hispanica (İspan­ya monarşisi üzerine), Dialogo politico (Si­yasal diyalog) ve özellikle Güneş ülkesi (La Citta del Sole) [1602’ye doğr.] adlı ya­pıtlarını kaleme aldı. 27 yıl sonra (Mayıs 1626) serbest bırakıldıysa da, Roma’da yeniden hapse atıldı; ama kendisi gibi ast­rolojiye meraklı olan papa Urbanus VIII tarafından korundu ve serbest bıraktırıl­dı. Sonunda, Fransa’ya gitmeye karar verdi; burada Louis XIII ve Rlchelieu’den destek gördü. Paris’te, bir dominiken ma­nastırında, Kilise tarafından kutsanarak öl­dü. Öteki yapıtları: Atheismus triomphatus (Tanrıtanımazlığın yenilgisi) [1630] ve Metaphysica (Metafizik) [1638].

Campanella, insanlarda – hayvanlarda ve nesnelerde bulunan evrensel bir du­yarlığın varlığını kabul eder. Bu nedenle, duyusal bilgi, kesin bir bilgidir; akla da­yanan bilgiyse, ayrıca kanıtlanmayı ge­rektirdiğinden kesin değildir. Ruh, şeyle­ri bilmeden önce, kendi kendini hiç kuş­kuya yer bırakmayacak biçimde bilir (Descartes’ta da benzer düşüncelere rastlarız). Ayrıca dünya, tanrısal bilgeliğin ve tanrısal zekânın kendini göstermesi olduğuna göre, bir doğal din vardır. Var olan öteki dinler, Campanella’nın kurul­ması gerektiğini ileri sürdüğü bu doğal di­nin özel biçimlerinden başka şey değildir.

 

kaynak:Büyük Larousse Ansiklopedisi-Milliyet Yayınları